Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SAVAŞ; EMPERYALİZM VE SİYONİZM

SAVAŞ; EMPERYALİZM VE SİYONİZM Şubat ayının sonlarından beri tüm dünyayı ve insanlığı etkileyen gündem: İran, ABD ve İsrail üçgeninde Körfez ülkelerinde de yıkımlara yol açan savaş. Petrol, doğalgaz gibi zengin enerji kaynaklarının çevresinde dönüyor olması; ekonomik sıkıntıların yanında, üretim çarklarının yavaş işlemesine, enflasyonun yükselmesiyle uzun yıllar pek çok sıkıntıyı beraberinde getirmesi kaçınılmaz bir gerçektir.. Savaş gündem olunca, dünyada gelmiş geçmiş en deneyimli ve bilgi sahibi olan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk aklıma geldi. Bakalım ne diyor Atamız: - “Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.”   - “Biz kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.”   - “Barış milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur.”   - “Harp mecburi ve hayati olmalı; aksi halde milletler için bir felakettir.” Atamızın sözlerini aklımızın bir köşesine yerleştir...

OKUMA SERSERİSİ: BİR ZİHİN İHTİLALİ

OKUMA SERSERİSİ: BİR ZİHİN  İHTİLALİ Merak, öğrenmenin temelindeki en hayati kavramdır. Eğer bir insanda merak yoksa, öğrenme isteği zayıf kalır; kişi, dünyayı anlama ve olayları kavrama konusunda büyük güçlük çeker. Merak eden insanlar, sürekli bir öğrenme çabası içindedirler. Bu çaba sayesinde hem bilgi birikimleri artar hem de hayal dünyaları uçsuz bucaksız bir genişliğe kavuşur. Buna karşılık merak etmeyenler, zihinsel bir durağanlığa teslim olarak dar bir çerçeve içine hapsolurlar. Zihindeki bu merakı gidermenin en temel yolu ise; durmaksızın okumak, derinlemesine araştırmak, öğrenmek ve nitelikli bilgi edinmektir. Günümüz dünyasının, akıl almaz bir hızla gelişen “bilgi çağı” olduğu düşünülürse; bireylerin karşılarına çıkacak her konuda, en azından temel düzeyde bilgi sahibi olmaları artık kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ancak bu bilgi yolculuğunda hayati bir kural vardır: Bilgi sahibi olmaya çalışırken; sahte bilgiden, yalandan ve çarpıtılmış gerçeklerden titizlikle kaçınm...

YARIN BAYRAM

YARIN BAYRAM U zun zamandır bir şeyler yazmıyordum. Derneğin yıl sonu işlerini halletmekle uğraşırken Ankara’da elektrik kesintileri oldu. Bu arada yedek hard diskte de bir sorun çıktı; hiç açılmadı. Üzerinde çalıştığım bilgiler de onunla birlikte kayboldu, sizlere ömür. “Şimdi ben ne yapacağım?” derken, biraz eski tarihli de olsa flash belleklere yedek aldığımı hatırladım. “Oh” dedim, rahatladım. Ancak güncel bilgileri aktarmak, yazılan yeni kodları uygulamak ve işin en zor tarafı olan muhasebe kayıtlarını sağlı sollu eşitlemek bir hayli zamanımı aldı. Neyse ki sonunda başardım ve dernek beyannamesini birkaç gün önce Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’ne verdim. Onaylandı, o tarafta işler tamam oldu. Bir de derneğin muhtasar beyannamesi yönünden vergi dairesindeki kaydın silinmesi işini de hallettik. Acil yapılması gerekenler bitmiş, rahatlamıştım. “Gözlerime Küstüm” kitabımı yazmaya devam edeyim dedim ama bir türlü dikkatimi toparlayıp önceki o güzel anlatımı yakalayamadım. Bazen ins...

ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

(Eskilerden) ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM Her çocuk bir tomurcuktur. Tomurcuk, çiçek olmak ister; rengârenk bir çiçek, mis gibi kokan. Çiçek için ışık gerek, sımsıcacık bir ışık… Ben ışık olmak istiyorum, tomurcuğu çiçek yapan sıcacık bir ışık. Tomurcuğa can veren güneş olmak istiyorum. Ben şimdi çocuğum, çocukluğumu seviyorum. Her şeyi merak edip öğrenmek istiyorum. Öğrenmek isteyen çocuklara sevgiyi, barışı, kardeşliği; bilgiyi, beceriyi, hoşgörüyü, en başta da Gazi Atatürk’ü öğretmek istiyorum. Atatürk, milletimin Başöğretmeni. Ben öğretmen olmak istiyorum. Havva Sevgi Belen — Ankara, Kasım 2009

ÖĞRETMENİM

(Eskilerden) ÖĞRETMENİM Öğretmenler gününü kutlarım, hocam, Kömür alamadın, tütmüyor bacan. Senin için diyorlar; tonton, babacan, Ver elini öpeyim, muhterem hocam. İçin kan ağlarsa, yüzün hep güler. Boş cüzdanın sana iyi günler diler. Bakkal, kasap, manav yolunu gözler. Öğretmenler gününü kutlarım, hocam. Bir gün bile dersine geç kalmadın. Aç kaldın ama yan yollara dalmadın. Sen sahi bankadan kredi de almadın. Öğretmenler gününü kutlarım, hocam. Gözlüğün kırıldı, alamadın, Beş yıldızlı otellerde kalamadın, Piyangodan milyarı da bulamadın. Öğretmenler gününü kutlarım, hocam. Bütün ömrün geçecek gözünde yaşla, Yarı aç, yarı tok, bir avuç maaşla, Vaktini aldım hocam, dersine başla, Sen gene de lütfen! Bizi bağışla. Ne öğrenciler yetiştirdin; profesör, paşa. Olmadın hiçbir işte bugüne kadar maşa. Ne çıkar adını yazmadılarsa altın harflerle taşa? Allah senden razı olsun hocam, sen daha çok yaşa. Ne kadar yazsam yetmez satırlar, Hakkını yiyen 06 plakalı zevatlar, Seni senede bir gün hatırlar...