Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BABA

 Eskimerden BABA Baba evimizin direği, altın gibi yüreği, Eşek gibi çalışır, sanki sağım ineği, Biz ona baba deriz, o getirir biz yeriz. Bulamayız dünyada onun gibi bir keriz. Varlık yokluk bilmeyiz, sıramızı vermeyiz. Siparişler gelmezse babamızı sevmeyiz. Hasta oldum diyemez, biz doymadan yiyemez. Ne mankafa varlıktır, yeni bir şey giyemez. Etrafını sararız, köpek gibi dalarız. Dediklerimiz olmazsa, anamızı salarız. Bu devr-i âlem işte böyle dönüyor, Merak etme oğlum, sıra sana geliyor. Yazan: Gazete kupürü

ALKIŞLARLA UÇURUMA

ALKIŞLARLA UÇURUMA Birkaç haftadır siyasi gelişmeleri takip ederken İkinci Dünya Savaşı’nda öldürülen rahip ve dev ahtapotlar geldi aklıma. Yazmak istedim. Dietrich Bonhoeffer, yakın tarihi takip eden bilim insanlarının çok iyi bildiği ve tanıdığı, totaliterliğin karanlığını bizzat solumuş bir isimdir.  Nazi Almanyası'nın o boğucu atmosferinde, kitleleri yutan devasa hipnozu izlerken tarihe geçecek o sarsıcı teşhisi koymuştu: Kötülükten daha tehlikeli olan şey, aptallıktır.  Onun kastettiği zihinsel bir yetersizlik ya da zekâ yaşı eksikliği değildi; bir gücün, bir liderin ya da bir ideolojinin yarattığı hayal dünyasının, büyüleyici gölgesine sığınarak kendi bağımsız düşünme yetisini gönüllü olarak teslim etme, yani aklı ipotek ettirme durumuydu. Bugünün Türkiye'sine döndüğümüzde ve toplumsal manzaranın aynasına baktığımızda, Bonhoeffer'ın bahsettiği o gönüllü körlüğün ve  mantık temelli aklı tasfiye edişin en organize, en karanlık dönemini yaşadığımızı görmek hiç de zor d...