Kayıtlar

Nisan, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

EN BÜYÜK BAYRAM 23 NİSAN

 En Kutlu Bayram: 23 Nisan Tüm okulda bir coşku, bir heyecan vardı. Günlerdir süren hazırlıkların sonuna  yaklaşılmıştı. Bir tarafta izciler trampetleri ahenkle çalmaya çalışıyor, diğer tarafta şarkılı türkülü sesler yankılanıyordu. Bir köşede yüksek sesle şiir okuyan çocuklar, öteki köşede oynayan, dans eden gruplar… Her sınıfta farklı renkte giysiler giyilip çıkarılıyor, Emine hala elinde iğne iplik öğretmenlerin çağrısıyla eksiklikleri tamamlıyordu. Mehmet amcaysa ne istense yetiştiriyor, her şeye çeki düzen veriyordu. İkisi de okulun emektarlarıydı. Başımızda Melda öğretmenimiz vardı. Günlerdir hummalı bir çalışma içindeydik. Hem derslere devam ediyor hem de hazırlıkları sürdürüyoruz. Bayram günü yaklaştıkça sınıfın ortasında renk renk zincirler, fenerler, balonlar, el işi kâğıtlarından kesilmiş çiçekler, bantlar, raptiyeler, iplikler çoğalıyor; öğretmen masasını da sarıyordu. Zincirleri duvardan duvara geriyor, uygun yerlere fenerleri ve balonları asıyorduk. Kapıyı, tahta...

ATATÜRK DİKTATÖR MÜYDÜ?

 ATATÜRK DİKTATÖR MÜYDÜ? Halkla Bağ Kuran Bir Liderin Portresi Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi zaman zaman “otoriter” ya da “diktatör” gibi sıfatlarla anılsa da, gerçeklere ve tarihsel belgelere bakıldığında bu yakıştırmaların ne kadar temelsiz olduğu açıkça görülür. Atatürk, halkını küçümseyen ya da halkından uzak duran bir lider olmamıştır. Aksine, halkla iç içe yaşamış, her kesimden insanın fikrine değer vermiştir. Herkesin Ulaşabildiği Bir Lider Atatürk, yalnızca devlet adamlarının, bürokratların ya da üst düzey komutanların değil; köylülerin, çiftçilerin, öğrencilerin, memurların ve işçilerin de rahatlıkla ulaşabildiği bir liderdi. Kendisine ulaşmak isteyen bir vatandaşın engellenmemesi için yakın çevresini sık sık uyarmış, ulaşamayanları sonradan öğrendiğinde öfkelendiği, çevresindekilere bu nedenle çıkıştığı belgelenmiştir. Çünkü o, halkın sorunlarını doğrudan halktan dinlemeyi tercih eden biriydi. Hiçbir zaman saraylara kapanmadı, halktan kopmadı. Diktatörler Halktan Kaçar, A...

ANLATACAK BİR ŞEYLERİM VAR

ANLATACAK BİR ŞEYLERİM VAR   “Anlatacak bir şeyin varsa yaz. Güzel.” Gözlerime Küstüm kitabındaki ilk bölüm olan Hayadlı Ev’in 1. bölümünü yazıp sosyal medyada okunmak üzere paylaştıktan sonra, kitap okumayı pek sevmediğini bildiğim bir kardeşimin bu sözünü not aldım. Olaylara bakış açımız, politik düşüncemiz, çalışma hayatındaki çevremiz birbirinden tamamen farklıydı. Dini yorumlama ve politik düşüncedeki ayrılıklarımız, çoğu zaman sert tartışmaların odak noktası oluyordu Bu iki cümleyi; övgü–yergi, köstek–destek, engelleyici–itici, olumlu–olumsuz, küçümseme–yüceltme anlamlarını içeren bir ikilemde düşündüm. İlk bölümü yayınladıktan sonra bir de okuyucu gözüyle tekrar okudum. Kurgu güzeldi ama anlatımda eksiklikler vardı. Yazma teknikleri üzerine araştırmalar yaptım. Karşıma çıkan bilgiler gerçekten büyüleyiciydi. Bugüne kadar 2.300’ü aşkın kitap okumuştum; anlatım biçimlerine aşinaydım. Bir de, Cumhuriyet sevdalısı, değerli büyüğümüz Türkçe öğretmeni teyzemizin olumlu, eleştirici...

FAŞİZM ÜZERİNE 2

 GÖLGESİNDE YÜRÜDÜKLERİ YOLLAR: Faşist Tiranlar, Kırılgan Psikolojiler ve Dağılan Çıkar Ortaklıkları NOT : “ATATÜRK DİKTATÖR MÜYDÜ” makalesini yazmadan önce Faşist liderler ve diktatörlerin kişilik yapılarını bilip, Atatürk'ü daha iyi anlamak adına aşağıdaki makaleyi yayınlamayı öne aldım. İlgiyle okuyacağınızı umuyorum.  Faşist tiranlar ve diktatörler üzerine araştırmalarım devam ederken, sadece narsisizmle değil; aynı zamanda paranoya, megalomani ve antisosyal kişilik bozukluğu ile de biçimlenmiş bireylerle karşılaştığımı gördüm. Bu liderler sadece kitleleri yönetmeyi değil, onları şekillendirmeyi, kendi iç dünyalarına benzetmeyi hedefliyordu. Bir halkın kaderi çoğu zaman, bir adamın içindeki boşluğun ve korkuların yansımasına dönüşüyordu. Narsisizm; onların kendini yüce, dokunulmaz, neredeyse tanrısal bir figür gibi görmesine neden olurken, megalomani bu algıyı küresel hedeflere taşıyordu. Paranoya ise onların hiçbir ittifaka, hiçbir yakınlığa sonsuza dek güvenmemesine, sad...

FAŞİZM ÜZERİNE 1

Faşist Liderler, Diktatörler ve Narsisizm Üzerine Bir İnceleme Tarih boyunca faşist liderler ve diktatörler, sadece siyasi sistemleri değil, toplumların ruh halini, değerlerini ve hatta gelecek algısını da derinden etkileyen figürler olmuşlardır. Bu tür liderlerin ortak özelliklerine bakıldığında, kişilik yapılarının belirgin şekilde narsistik özellikler taşıdığı görülür. Narsisizm, kendini olağanüstü görme, sürekli hayranlık arayışı, eleştiriden hoşlanmama, BEN dışındaki hiçbir şeyi kabullenmeme gibi belirtilerle öne çıkar. Bu kişilik özellikleri, faşist ideolojilerin yapı taşı haline gelmiş lider profiline oldukça uyar. Bu liderler genellikle halkın içinde bulunduğu ekonomik veya toplumsal kriz ortamlarında güç kazanmışlardır. Kitlelerin korku, öfke ve umutsuzluk duygularını kullanarak, kurtarıcı figür olarak ortaya çıkmışlardır. Karizmatik bir lider imajı yaratır, güçlü hitabetleriyle halkı etkiler, geçmişin “şanlı” dönemlerine özlem duyan romantik bir kişilik inşa ederler. Bu süreç...