AHLAKIN GERÇEK DEĞERİ

AHLAKIN GERÇEK DEĞERİ

Yazmayı düşündüğüm bir kavramdı: Ahlak.

Duyduğum, bildiğim aşağıdaki söylem, internette gezinirken karşıma çıkınca, bilgisayar başına geçip yazmaya karar verdim. Ben söyledim bilgisayar yazdı. Gözden kaçan hatalar varsa benim değil, bilgisayarın suçudur. Kusurlar affola.

Matematiğin babası sayılan Hârizmî’ye: “İnsan nedir?” diye sormuşlar. O da şöyle demiş:  

“İnsan güzel ahlaklı ise ‘1’ eder. Yakışıklı ise bir ‘0’ ekleyin ‘10’ eder. Varlıklı ise bir ‘0’ daha ekleyin ‘100’ eder. Soylu ve nesep sahibi ise bir ‘0’ daha ekleyin ‘1000’ eder. Fakat ahlak olan ‘1’ giderse insanın kıymeti gider, geriye değeri olmayan sıfırlar kalır.”  

Bu söz, yalnızca matematiksel bir benzetme değil, aynı zamanda sosyolojik bir ders niteliğindedir. Tam da Harizmi’ye yakışır, Çünkü Harezmî’nin işaret ettiği gibi, ahlak insanın temel değeridir. Diğer tüm nitelikler — güzellik, zenginlik, soyluluk — ancak ahlakın yanına eklenirse anlam kazanır. Ahlak yoksa geriye içi boş, anlamsız sıfırlarla anılacak bireyler kalır. 

Bugün ülkemizdeki eğitim sisteminde yoğun din söylemiyle ahlak öğretilmek istenmektedir.

Oysa din, inanç ve ibadetle ilgilidir; kutsal kabul edilen değerlere yönelir. Ancak ahlak; bilgeliğin, bilginin, yaşanmışlığın, vicdanın ve Tanrı’nın insana en güzel hediyesi aklın ürünü olarak, insanın hem insana hem doğaya karşı sorumluluklarını belirler. Dinsel söylemler ahlakı destekleyebilir ama ahlakın kaynağı din değildir. İbadet, Tanrı’ya yönelişin bir biçimidir; ahlak ise insanın ve doğanın varlığına duyduğu saygıdır.  

Kültürümüzden örnek vermem gerekirse: Eski Türk inanışında Tanrı tektir ve doğanın içinde aranırdı. Yer, gök, su, dağ, ağaç, hayvan kutsal kabul edilir; onlara saygı göstermek ahlaki bir yükümlülük sayılırdı. İnanç, somut ahlaki değerlerle pekiştirilirdi. Bu yaklaşım, ahlakın yalnızca bireysel davranışlarla birlikte, evrendeki her şeye karşı merhamet ve saygı olduğunu gösterir.  

Gerçek ahlak, evrensel bir sorumluluk bilincidir: 

- Havaya, suya, ağaca, hayvana saygı göstermek,

- İnsan çıkarları uğruna doğayı talan etmemek,

- Ekonomik hırslarla savaşlar çıkarıp insanları, hayvanları, kültürel varlıkları yok etmemektir.  

Bugün doğanın yok edilmesi, hayvanların katledilmesi, savaşlarla insanların öldürülmesi, ahlaksızlığın en ağır biçimidir.  

Hârizmî’nin sözündeki “1” aslında budur: ahlak olmadan geriye kalan gösterişli, renkli ve süslü sıfırlar, insan olma tanımının çok uzağındadır.

Din, dini emirler, eylem ve söylemlerle insanın inancını besler; ama ahlak, insanın ve doğanın varlığına duyduğu evrensel saygıdır.

Eski Türklerin doğa merkezli inancı da bunu hatırlatır: gerçek değer, ahlakın kendisindedir. 

Bu yazı, Harizmî'nin sözünden yola çıkarak ahlakın evrensel değerlerini tartışan bir deneme niteliğinde kaleme alınmıştır.

Bilim Nesin
Eryaman 05.04.2026 16:00

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ACI GERÇEĞİMİZ: KIBRISCIK

ANAM

İLÇEMİZDE EĞİTİM ATILIMI