AKLINI İPOTEK ETTİRENLERE
AKLINI İPOTEK ETTİRENLERE
Var Olan Akıl, Kullanılmayan Zeka
Duyduğuna İnanan, Okumayan, Zekâsını Kullanmayan, Geliştirmeyenler İçin Hatırlatma:
Bilgi çağında yaşıyoruz ama cehalet altın devrini yaşıyor. Okumayan, araştırmayan, yalnızca duyduklarıyla hüküm veren bir kitle var ortalıkta. Kulaktan dolma cümlelerle koca bir hayatı yöneten insanlar... Ne yazık ki bazıları her şeyi bildiğini sanacak kadar cahil, bilmediğini fark edecek kadar da zeki değil. Bu yazı; aklını kiraya verenlere, düşünme zahmetine girmeyenlere, her lafa inanan ama hiçbir gerçeği sorgulamayanlara… kısaca okumayan, anlamayan ama her konuda fikri olanlara hitaben yazılmıştır.
Aklı Var Ama Zekâyı Kullanamayanlar Üzerine:
Kimilerine göre akıl ile zekâ aynı şeydir, ama değildir. Akıl; çoğu insanda doğuştan bulunur, ama zekâ; emek ister, bilgiyle beslenir, deneyimle gelişir. Akıl; bir pusula olabilir, ama o pusulanın ne yöne döneceğini zekâ belirler. İşte bu yüzden, sırf aklı var diye bir insanı “bilge” ya da “doğruyu bulabilir” sanmak büyük hatadır.
Bugün sosyal medyada, sokakta, hatta yönetim kademelerinde bile görebileceğimiz insanlar var: Bir fikre körü körüne bağlı, kitap okumayan, araştırmayan, ama her konuda çok emin konuşan. Çünkü sorgulamak yorar, okumak zaman alır; oysa inanmak kolaydır. Hele bir de çevresi de onun gibi düşünüyorsa, artık gerçekle bağ kurmasına bile gerek kalmaz.
Düşünmeyen, okumayan biri; kendine ait bir görüş bile geliştiremez. O sadece tekrar eder. Televizyonda, bir vaazda, ya da sokakta duyduğu neyse, onu doğru sanır. Üstelik kendini “uyanık”, karşısındakini “kandırılmış” sayar.
İşte bu noktada zekâ devreye girer. Zekâ, duyduğunu süzgeçten geçirir. “Acaba doğru mu?” diye sorar. “Bu bilginin kaynağı nedir?” der. “Ben bu fikre katılıyor muyum, neden?” diye kendini sorgular. Zekâ geliştikçe insan alçakgönüllü olur; çünkü artık neyi bilmediğini de fark eder.
Oysa “her şeyi bilen” ama hiçbir şey okumayan birinden daha tehlikelisi yoktur. Bunlar, çoğu zaman başkalarının doğrularını kendi hayatlarına mühürlerler. Düşünmeden, sorgulamadan, hatta utanmadan savunurlar.
Ve işte bu yüzdendir ki; bir toplumun gelişmişliği, sadece teknolojiyle değil, ne kadar düşünebildiğiyle, ne kadar okuyabildiğiyle, ne kadar zekâyı kullanabildiğiyle ölçülür.
Bilim Nesin
Eryaman 26.05.2025 20.20
Yorumlar
Yorum Gönder